Articles/Yazılar Thoughts/Düşünceler Türkçe Yazılar

Kurban Kesmek ve Manası

“Kurban” kelimesi, Arapça kökenli bir kelimedir. “Kurban” kelimesi, “Kurb” ”Yakınlaşma, yakın olma” anlamına gelen, manevi duygulardan oluşan bir kelimeden türemiştir. Arapça uygulamada “Kurban” kelimesinin karşılığı; “dahiyye”, Kurbanlık hayvanla ilgili olarak  “udhiyye” kelimesi kullanılır.

İslam Dünyasında Her ne kadar müminler tarafından, “Kurban” ın başlangıç noktasını, 37 Sâffât Suresi 107. Ayet; Hz. İbrahim’in, Hz. İsmâil’i Gördüğü Rüya üzerinde, Allah için “Kurban etmeye” niyetlendiğini. bahseden ayetle ilgi tutarlarsa da, “Kur’an-ı Kerim” de, “Kurban” bahsi, 5 Mâide Suresi 27. Ayet; Hz. Ademin çocukları, “Hâbil” ve “Kâbil” in, Allah(cc) için nasıl farklı Kurbanlar adadıklarını bahseder.

Yahudilerin “Fısıh Bayramı”;Mısır da sürdürdükleri köle yaşamından,  Hz. Musa sayesinde özgürlüğe kavuştukları gün, kutlamaya başladıkları bayramdır. Kur’an-ı Kerim de ki 2 Bakara Suresi 67. Ayet  te Kurbanlık olayı farklı bir şekilde dile getirilir. Yahudiler ise, Orijinali var olmayan Tevratlarına göre;  Bu bayramda kurban edilen kuzular, mayasız ekmeklerle yenilmektedir. Ayrıca; bu bayramda Yahudiler bir keçi bulup, bu keçiyi günahları karşılığında çöle salarak tanrıya kurban etmektedir.“günah keçisi” terimi buradan gelmektedir. Hamursuz bayramı ya da mayasız ekmek bayramı olarak ta bilinir.

Hıristiyan inancına göre de, Yahudilerin “Fısıh” bayram-larının aksine, “İsa “Mesih” geldiğinde, kurban kesimi sona erdi…” derler. Onlmara göre Kurban yani “Kan akıtma, bir bedelin karşılığı olmalıdır. İsa nın da, Hıristiyanların günahlarının karşılığını, önceden kendi kanı ile ödediğini, bu nedenle yeniden kan akıtmanın yersiz olduğu konusunu savunurlarken, “Mesihin kanı, kuzu kanı…” derler.

İncil e göre; ilk “Kurban Tanrı tarafından kesildi.” Derler. Amaç olarak ta, “Âdem ile Havanın cennetten yeryüzüne gönderildiğinde, çıplak olduklarını görüp utanmalarından dolayı, örtünmelerini sağlamak için, Tanrı bir kurban kesti ve postundan onlara kaftan yaparak giydirdi…” derler.

Giyinme k güzel bir olay, lakin iki kişi kimden? neden utanacak ki? Allah(cc)ın Kurban kesmek şeklinde bir uygulamaya gireceğini ve Adem ile Havva’ya elbise yapıp giydireceğini de hiç sanmıyorum. Yarın bir Modacı çıkıp, Hâşâ “Bizim ilk Modacımız Tanrı olmuştur…” derse de hiç şaşırmam doğrusu… “Öyle başa, böyle tarak!..” misali. Her kesimin inancına saygılıyız. Kimseyi yargılamak gibi bir lüksümüz olmaz, “Aforoz” da etmeyiz. Bizim ki Allah(cc)ın bahşettiği aklı kullanmamızdan ileri gelir. Bu da Ayetle bize bildirilmiştir.

Dünyanın var oluşu ile birlikte İnsanlar; Korku, Endişe, Güçlüden yana     olma, sığınma duyguları ile, İnançları doğrultusunda Kurbanlar kesmiş, veya çeşitli şekillerde öldürmüşlerdir. Çeşitli hayvanları kurban etmek bir yana; Genç Erkek, Bakire kızlar, yeni doğmuş çocukların Kurban olarak sunulması, Tarihsel belge ve kaynaklarda sıkça rastladığımız bir olaydır. Mezopotamya da, o bölgede alınan ilk buğday hasadını da, törenlerle Bereket tanrıları adına yaktıkları bilinir. Bu da İnançların farklı yorumlanmasından kaynaklanmıştır.

“Velikulli ummetin ce’alnâ menseken liyeżkur û-sma(A)llâhi ‘alâ mâ razekahum min behîmeti-l-en’âm(i)(k) fe-ilâhukum ilâhun vâhidun felehu eslimû(k) vebeşşiri-lmu ḣbitîn(e)Ve Her ümmet için Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine ismini ansınlar diye kesmeyi meşru kıldık. İşte sizin ilâhınız bir tek ilâhtır. Şu hâlde yalnız O’na teslim olun. (Ya Muhammed) Alçak gönüllüleri müjdele!  22 Hac Suresi 34. Ayet

Bu Ayette Allah(cc); her dönemde inananlar için,“…rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine ismini ansınlar diye, kesmeyi meşru kıldık.” Diyor.

Şüphesiz, Yüce Yaradan ın verdiği rızkları tadarken veya yerken, Her işe ve harekete başlarken, Mutlak ama mutlak, Onun ismini anmak ve Allah(cc)a şükretmek gerekir. Yani; “Bismillâhirrahmanırrâhîm’ “Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla ile başlarım.” sözü, onu anmaya yeter.

Kur’an-ı Kerim de; “Kurban” konusu; Toplam Yedi “Sure” içinde, 13Ayet’te geçer. Bunlardan Dokuz’u ; 22 Hac Suresi 28. 30. 34. ve 37. Ayetler, 5 Mâide Suresi 2. 95. ve 97. Ayetler ile 48 Fetih Suresi 25. Ayet ve 2 Bakara Suresi 196. Ayet,  te yer alan “Kurban” konusu, “Hac Farizası” sırasında, “Mekke”de kesmeleri emredilen Kurban için, Müminlerin neler yapmaları gerektiği ve uyarıları konu edilmektedir.

5 Mâide Suresi 27. Ayet; Hz. Ademin çocukları, “Hâbil” ve “Kâbil” in, Allah(cc) için nasıl farklı Kurbanlar adadıklarını. 37 Sâffât Suresi 107. Ayet; Hz. İbrahim’in, Hz. İsmâil’i Gördüğü Rüya üzerinde, Allah için “Kurban etmeye” niyetlendiğini. 2 Bakara Suresi 67. Ayet  te ise, Hz. Musa nın Allah(cc)ın emri ile İnek kesmesinin emredildiği, müşriklerin de alay ettiği anlatılır.

3 Âl-i imran Suresi 183. Ayet te “Kurban” kon usu ise;Müşriklerin Hz. Muhammed den “Kurban ettiğini, bir yıldırım düşüp yakmadıkça inanmayız…” diyerek, Onun Allahın bir elçisi olduğunu, mucizeler göstererek ispatlamasını, istemelerinden dolayı, “Vahy” olarak konu edilmiştir.

Kur’an-ı Kerim de 108 Kevser Suresi 2. Ayet  de;“Fesalli lirabbike venhar” cümlesinde; “Fesalli lirabbike…” “Namaz kıl Rabbin için…”Denilmekte, ardından gelen “venhar”kelimesi için bazı İlahiyatçı ve Hadis yazarları; “Kurban kes.”Olarak yorumlamaktadır.

Bu ayetteki “Namaz kıl Rabbin için…” cümlesinin ardından gelen “venhar” kelimesi yerine, Arapça uygulamada Kurban kelimesinin tam karşılığı; “dahiyye”, Kurbanlık hayvanla ilgili olarak  “udhiyye” geçmesi gerekirdi. Oysa “venhar” kelimesinin karşılığı; (Allaha yönel, İmana yönel, dur…) olarak yorum-lamak gerekir. Şöyle ki; Arapça “Nahr” kelimesi, Boğazın, göğüsle birleştiği yerdeki boşluktur. Eskilerin sık sık söz ettikleri “İman tahtası…” olarak yorumladıkları bölge yani “Nahr” kelimesi, “Boğazın altındaki çukurluktur.”

“Żâlike vemen yu’azzim hurumâti(A)llâhi fehuve ḣayrun lehu ‘inde rabbih(i)(k) veuhillet lekumu-l-en’âmu illâ mâ yutlâ ‘aleykum(s) fectenibû-rricse mine-l-evśâni vectenibû kavle-zzûr(i) İşte öyle. Kim Allah’ın yasaklarına saygı gösterirse, o (hareketi), Rabbinin yanında kendisi için iyidir. Size (ayetlerle) okunup açıklananlar dışındaki hayvanlar, sizin için helal kılınmıştır. Artık o pis putlardan ve yalan sözden kaçının.”22 Hac Suresi 30. Ayet

“Len yenâla(A)llâhe luhûmuhâ velâ dimâuhâ velâkin yenâluhu-ttakvâ minkum(c) keżâlike seḣḣ arahâ lekum litukebbirû(A)llâhe ‘alâ mâ hedâkum(k) vebeşşiri-lmuhsinîn(e) Onların etleri ve kanları Allah’a ulaşmaz. Fakat sizin takvanız O’na ulaşır. Allah onları size böyle boyun eğdirdi ki, sizi doğru yola ilettiği için O’nun büyüklüğünü anasınız. (Ey Muhammed), güzel davrananları müjdele.”22 Hac Suresi 37. Ayet

Bu iki Ayette; “Kurban” İsmi zikredilmese de, “Hac Suresi”nin genel yapısı açısından değerlendirdiğimizde, Konunun kesilmesi gereken ”Kurban” la alakalı olduğunu görürüz.

Allah(cc)ın bize “Resul” aracılığı ile “Vahy” ettiği, gönderdiği “Kur’an-ı Kerim” de, Müminlerin “Hac Farizasını yerine getirirken” Allah(cc)ın ismini zikrederek, “Helal kılınan” hayvanlara yapılan, kesme işlemine de “Kurban” deriz.

Kurban kesiminin amacı, kan akıtmak olabilir mi? Bunu sorgulamadan önce Kur’an-ı Kerim de ki şu ayeti iyi okumamız ve yorumlamamız gerekir.

“Hac Farizasını yerine getirirken”, Kur’an-ı Kerim de zikredilen “Kurban”ın, kesilmesinin bizce iki nedeni vardır.

1.     Manevi Nedenler.

2.     Sosyal Nedenler.

Manevi Nedenler;

İslamiyet ten önce Arap halkının inançlarını kaybettiği ve kendi elleri ele yaptıkları ve çeşitli adlar verdikleri “Putlar” a taptıkları, gerek belgeli gerekse bilimsel araştırmalarla sabittir. Söz konusu Bu putlara çeşitli şekillerde “Kurban” adamak, meşru bir hale gelmiş. Kimin gücü neye yetiyorsa, onu Putların önüne getirip koyar ya da boğazlarmış.

Putlarının önüne; Hurma gibi yiyecek içecekten tutunda, her türlü canlı hayvanı; Domuz, Horoz ve tavuk gibi Kümes hayvanları, Sürü ve Büyük baş hayvanların hepsini kesiyor, ya da boğup öldürüyorlarmış.

Kabenin önü ve içi kokudan girilmez bir hal alır, sonra fazla uzun süre orada kalan leş ve malzemeler atılırmış.

“Żâlike vemen yu’azzim hurumâti(A)llâhi fehuve ḣayrun lehu ‘inde rabbih(i)(k) veuhillet lekumu-l-en’âmu illâ mâ yutlâ ‘aleykum(s) fectenibû-rricse mine-l-evśâni vectenibû kavle-zzûr(i) İşte öyle. Kim Allah’ın yasaklarına saygı gösterirse, o (hareketi), Rabbinin yanında kendisi için iyidir. Size (ayetlerle) okunup açıklananlar dışındaki hayvanlar, sizin için helal kılınmıştır. Artık o pis putlardan ve yalan sözden kaçının.”22 Hac Suresi 30. Ayet

Orada yaşayan kimi insanlar, açlık ve sefaletten ölürken, bazıları da “Putlar”ı için Allah(cc)ın rızklarını heba etmeleri,  Müminlerin “Kurban” konusunda, Allah(cc) dan başka, farklı yönlere meyil etmeleri de, Ayetlerle önlenmiş olabilir.

“Liyeşhedû menâfi’a lehum veye żkurû-sma(A)llâhi fî eyyâmin ma’lûmâtin ‘alâ mâ razekahum min behîmeti-l-en’âm(i)(s) fekulû minhâ veat’imû-lbâ-ise-lfakîr(a)Ki kendileri için birtakım faydalara tanık olsunlar ve (Allah’ın) kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine belli günlerde (onları kurban ederken) Allah’ın adını ansınlar. Onlardan yiyin, sıkıntı içinde bulunan fakire de yedirin. 22 Hac Suresi

28. Ayet

Allah(cc)ın Kur’an-ı Kerimdeki bu Hac Suresi 28. Ayeti de “…fekulû minhâ veat’imû-lbâ-ise-lfakîr(a Onlardan yiyin, sıkıntı içinde bulunan fakire de yedirin.” Cümlesi, düşüncelerimizi  doğrulamaktadır.

Sosyal Nedenler;

“Hac Farizası” için Mekke ye gelen Müminlerin, Yemek ve iaşe ihtiyaçlarını karşılamak zor bir olaydır. Ancak Onca uzun yollardan gelen bu Müminlerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere, Hac için

Mekke ye gelenlerin, Burada Allah için Kurban kesip, etlerin in hem kendi hem de diğerlerinin faydalanması dağıtılması için dağıtılması, Allah(cc) tarafından “Farz” kılınmış olabilir. Çünkü Genelde et ihtiyaçlarını karşılamak, çoğu kez Av hayvanlarını vurarak gerçekleştirilmektedir. Hac sırasında avlanmanın da yasak olması, bundan dolayı zorunlu kılınmış olabilir!

“Yâ eyyuhâ-lleżîne âmenû lâ tektulû-ssayde veentum hurum(un)(c) vemen katelehu minkum mute’ammiden fecezâun miślu mâ katele mine-nne’ami yahkumu bihi żevâ ‘adlin minkum hedyen bâliġa-lka’beti ev keffâratun ta’âmu mesâkîne ev ‘adlu żâlike siyâmen liyeżûka vebâle emrih(i)(k) ‘afa(A)llâhu ‘ammâ selef(e)(c) vemen ‘âde feyentekimu(A)llâhu minh(u)(c) va(A)llâhu ‘azîzun ż û-ntikâm(in)Ey iman sahipleri! İhramda olduğunuz zaman av öldürmeyin. Sizden kim kasten onu öldürürse cezası şudur: Öldürdüğü hayvana denk deve-sığır, davar cinsinden, Kâbe’ye varacak kurbanlık bir hediye ki, içinizden adalet sahibi iki kişi belirleyecektir. Yahut yoksullara yedirme şeklinde bir keffâret, yahut buna denk oruç. Taki yaptığının vebalini tatsın. Allah, geçmişi affetmiştir. Kim bir daha yaparsa, Allah ondan öc alacaktır. Allah çok güçlüdür, öç alıcıdır. 5 Mâide Suresi 95. Ayet

Mâide Suresi 95 Ayet te, bu tezimizi doğrulamaktadır.

Bunun doğrusunu, Yüce Rabbimden başkası bilemez. Ancak bizler de hayra aklımızı kullandığımızda böylesine bir oluşumun olabileceği varsayımı ile “Kurban” konusunu, değerlendirebiliyoruz.

Söz konusu 22 Hac Suresi 37. Ayet te ki şu cümlede, Yüce Allah; “Len yenâla(A)llâhe luhûmuhâ velâ dimâuhâ velâkin yenâluhu-ttakvâ minkum(c) “Kesilen kurbanların etleri ve kanları bana ulaşmaz. Fakat sizin takvanız ulaşır…”diyerek,“Kesilen Kurban”ın amacını ve aynı zamanda hangi niyetle yapılacağını da, işaret etmiş olur.